Bir şirket sahibi için aracın "cebe" gerçek maliyetini hesaplarken sadece etikete bakmak yanıltıcı. Muhasebe sonu geldiğinde satın almak ile uzun dönem kiralamak arasındaki fark bazen aylık kira bedelinin bile üzerine çıkabiliyor. Bu yazıda muhtemelen daha önce kimse size böyle anlatmadı — teknik jargon yerine somut sayılarla ilerleyelim.
Satın alma tarafındaki gizli maliyetler
Diyelim ki 1.500.000 TL'ye bir sedan aldınız. İlk kalem çıkış: peşinat + kredi faizi. Kredi faizi bugünlerde yıllık %55-65 aralığında geziyor. 36 ay vade seçtiğinizde toplam ödenen tutar 2.4-2.6 milyona kadar çıkabiliyor.
Buraya bir de MTV, kasko, trafik sigortası, muayene, plakalık, servis bakımları, lastik değişimi gibi kalemleri eklemeniz gerekiyor. Kurumsal kullanımda amortisman avantajı var — tamam, ama 4-5 yıl sonra aracı elden çıkarırken ikinci el kaybı ortalama %35-40 civarında. Yani 1.5 milyona alıp 900 bine satmak sıradan bir hikaye.
Bir muhasebeci arkadaşımın söylediği çok net bir şey vardı: "Alınan aracın gerçek maliyetini hesaplamak isteyen adam, aracı sattığı gün toplamı görür." Doğru bir söz.
Uzun dönem kiralamada durum nasıl?
Aynı sedan için uzun dönem kiralama teklifi 36 ay ve 20.000 KM/yıl için aylık 55-60 bin TL bandında oluyor bugünlerde. Bakım, sigorta, kasko, MTV, lastik, muayene — hepsi bu bedelin içinde. Yani her ay sadece bir tutar öderdiniz, gerisini takip etmenize gerek kalmaz.
Toplam üç yıllık maliyet kabaca 2 milyon TL. Aracı geri veriyorsunuz — ikinci el kaybı sorununuz yok. Sözleşme uzatılabiliyor, isterseniz yeni modelle değiştirebiliyorsunuz.
KDV ve gider yazımı — asıl konu burada
Şirket adına satın alınan aracın KDV'si genelde iadeye tabi değil (binek otoda 2007'den bu yana). Kiralama faturası ise KDV dahil olarak gider yazılabiliyor, üstelik aylık ödemelerin tamamı gider kaleminde. Yıllık cironuza bağlı olarak vergi matrahınızdan ciddi indirim sağlıyor.
Örnek: Ayda 55.000 TL kira, yıllık 660.000 TL. Kurumlar vergisi %25 hesabıyla yaklaşık 165.000 TL avantaj. Satın alma tarafında amortisman yıllık %20 ile 300.000 TL gider yazabilirsiniz — yani 75.000 TL vergi avantajı. Aradaki fark tek başına kiralama lehine 90.000 TL.
Ne zaman satın alma mantıklı?
Her senaryoda kiralama daha karlı demiyoruz. Aracı yılda 40.000 KM'nin üzerinde kullanıyorsanız, kiralama sözleşmesindeki KM aşım bedeli birdenbire dengeleri değiştirebilir. Aynı şekilde aracı çok özel bir konfigürasyonda (özel boya, ek donanım) istiyorsanız, kiralama şirketlerinin standart filosunda bu araç muhtemelen olmayacak.
Aracı 8-10 yıl kullanmayı planlıyorsanız, uzun vadede satın alma daha karlı hale gelebilir — özellikle vergi rejimindeki değişiklikler ışığında. Ama günümüz koşullarında (yüksek kredi faizi + hızlı değer kaybı), 3-4 yıllık kullanım için matematik hep kiralama tarafında bitiyor.
Karar verirken kendi kendinize sorun
Şu dört soruya yanıtınız açıksa doğru seçime yakınsınız. Aracı kaç yıl kullanacağım? Yıllık kaç KM yapıyorum? Nakit akışım kira mı yoksa peşinat + kredi taksitini mi kaldırır? Yeni model kullanma isteğim ne kadar öncelikli?
Bu soruların yanıtları netse, kalem-kağıt çıkarıp basit bir tablo yapmanız yeterli olur. Bizim gördüğümüz kadarıyla kurumsal filoların %70'i son beş yılda satın almadan kiralamaya geçmiş durumda — bu geçiş sadece moda değil, matematiğin sonucu.